21 Mart 2012 Çarşamba

islam aristokrasisi ve seriat duzenine karsi tarihteki isyanlar

dört halife devrinden itibaren (632-661) fetihler sayesinde geniş bir coğrafyayı egemenliği altına alıp yöneten arap müslümanların fethettiği bölgelerde müslüman olmayanları müslümanlardan, müslümanları da kendi içlerinde arap ve diğer milletler olarak ayırıp eşit haklardan yararlandırmamasıyla bir islam aristokrasisi ortaya çıkmıştır.
fetihler esnasında kılıç zoruyla islamı kabul eden çeşitli kavimler oluşmuştur. bu kavimler tarihçiler tarafından mevali adıyla anılırlar.
boyunduruk altına alınmış mevali kitlesi ile arap olmayan müslümanlar fetihlerin ilk şoku atlatıldıktan sonra, efendileri araplarla eşit haklara sahip olma çabası içine girmişlerdir. aslında teorik bakımdan bu mümkündü. zira islam anayasası müslümanların ırk farkı olmaksızın müslümanların kardeşliğini savlıyordu. ancak pratikte bu böyle olmadı. nitekim bu eşitsizlik nedeniyle islam aristokrasisine ve şeriat düzenine karşı birçok ayaklanmalar görüldü. bazıları o kadar başarılı oldu ve o kadar geniş bir tabana yayıldı ki emevilere ve abbasilere kök söktürdü.

bu ayaklanmalar temelde eşitlikçi ve özgürlükçü, kominal bir düzen istediler.
aşağıdaki başlıklarda zamana yayarak bu isyanları sebep sonuç ilişkisi içerisinde açıklamaya çalışacağım. kronolojik sıralama şudur:







islam aristokrasisi ve seriat duzenine karsi muhtar ul sakafi isyani
dört halife devrinden itibaren (632-661) fetihler sayesinde geniş bir coğrafyayı egemenliği altına alıp yöneten arap müslümanların fethettiği bölgelerde müslüman olmayanları müslümanlardan, müslümanları da kendi içlerinde arap ve diğer milletler olarak ayırıp; eşit haklardan yararlandırmamasıyla ortaya çıkan islam aristokrasisine karşı ilk eşitlikçi girişimde bulunan kişi muhtar-ül sakafidir.
muhtar 684 yılından itibaren müslüman olmalarına karşın araplarla eşit muamele görmeyen acem, nabati, süryani gibi halkların ayaklanmasına liderlik etmiştir. . isyana islam aristokrasisi tarafından ezileneşraf takımı ve bedevi arap oymakları da destek vermiştir.
temelde muhtar'ın istediği şey arap müslümanlarla eşit haklara sahip olmak ve yolsuzluk ile rüşvet batağına batmış emevi despotlarıyla halk için mücadele etmektir. sosyal programında hakça bir düzen kurmak, müslümanlar arasında zengin/yoksul, efendi/köle ayrımına son vermek, dünya nimetlerinden herkese eşit pay vermek, "müslümanlar kardeştir" kuramından hareketle ırk ayrımı yapılmadan tüm müslümanların haklarını korumak, arapların imtiyazlarına son vermek, zayıfların yanında yer almak, kimsenin hakkını yedirmemek, savaşta ve barışta birlik olmak vardır. (kaynak: faik bulut'un iki kitabı: 1.ebu müslim horasani 2.karmatiler, berfin yayınları)

isyan neticesinde küfe'de hakimiyet sağlanmış ve cumhuriyet modelinin hatları kabaca uygulanmaya başlanmıştır. ancak yoksullarla aynı haklara sahip olmak istemeyen imtiyazlı eşraf takımı emevilerle anlaşmış, hareketin yenilmesine ve cumhuriyet modelinin yarıda kalmasına sebep olmuştur.
sonuçta hareketin lideri muhtar-ül sakafi ve yandaşları asılmış ancak islam aristokrasisi ve eşitisizliğiyle mücadelenin fikir babası olarak daha sonraki halk hareketlerinin yolunu açmıştır. (kaynak: farhad daftary, tarih ve doktrin isimli kitabı)

islam aristokrasisi ve seriat duzenine karsi hurremiler cumhuriyeti


temel mantığını muhtar-ül sakafinin düşüncelerinden almış ve emevilerin araplarla diğer müslümanlara eşit muamele etmemesine karşı bir isyan hareketi neticesinde kurulan cumhuriyettir. .

isyanı 748 yılında, merv kentinde ebu müslim horasani başlatmıştır.iki yıl içerisinde şam'a kadar gidilerek şam ele geçirilmiş ve emeviler tahttan indirilmiştir. ele geçirilen bölgelerde islam aristokratı emeviler gibi taraflı değil eşit bir yönetim anlayışını benimnsemiş, müslüman olmayanlarla müslümanlar, arap olanlarla olmayanlar birbirinden ayırt edilmemiştir. kurulan yönetim anlayışı günümüz cumhuriyeti gibi olmasa da cumhuriyet olarak nitelendirilebilir.
ancak ebu müslim'in eşitlikçi cumhuriyet modeline tahammül edemeyen abbasiler 755 yılında kendisini hileyle katletmişlerdir. ancak bu abbasilere de pahalıya patlamış, ebu müslim'in abbasilerce öldürüldüğünü duyan iran ve horasan'daki halk ayaklanarak toplu halde müslümanlığı terketmeye ve eski inançlarına dönmeye başlamışlardır (kaynak: said nefisi: babek, sf:25-35, faik bulut: horasan kimin yurdu sf:157)

ebu müslim'in ölümüne ve cumhuriyet devletinin kalkmasına karşı isyanlar bitmek bilmemiştir.
nişapur, bagdis, herat, horasan, sistan şehirlerinde isyanlar yıllarca devam etmiştir (kaynak recep uslu: hicri 1 ve 2. yüzyıllarda horasan tarihi, sf:126-127).

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder